T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Kent Surları

Günümüzde “suriçi” olarak adlandırılan ve tarihi İstanbul Yarımadası’nı oluşturan kısmın etrafı tamamen surlarla çevriliydi. Ancak, tarih boyunca İstanbul’un etrafına yaptırılan çeşitli surların büyük kısmı günümüze ulaşamamıştır. İlk surlar, M.Ö. 657 yıllarında yaptırılmıştır. Sirkeci yakınlarından başlayarak Sarayburnu ve Marmara kıyılarını takip eden bu surlar, bugün Ayasofya’nın bulunduğu tepelere kadar ilerlemiştir. Roma İmparatoru Septimius Severus (193-211), kenti işgali sırasında bu surları yıktırmış, daha sonra Sarayburnu ve Sultanahmet Meydanı’nı içine alarak Ayasofya yakınlarında son bulan bir sur yaptırmıştır. Büyük Constantinus döneminde (306-337), Marmara kıyısından başlayarak Haliç’e kadar uzanan şehir, üçüncü kez surlarla çevrilmiştir. Constantinus surlarından günümüze ulaşan tek kalıntı Cerrahpaşa’da Ese (İsa) kapısıdır. II. Theodosius döneminde, 413 yılında yapımı tamamlanan surlar, Constantinus surlarının bitiminden başlayarak, Kara Surları, Haliç Surları ve Marmara Surları şeklinde üç ayrı bölümden oluşmuştur. Kara Surları, Ayvansaray’da Haliç kıyısından başlayıp, Yedikule’de Marmara Denizi’ne kadar yaklaşık 6,5 km. uzunluğunda yapılmıştır.

Günümüze en sağlam ulaşan kara surları çifte duvar ve hendekten oluşmaktadır. 400 kadar kulesi, 46 kapısı bulunan surlar 15-18 m. genişliğinde, 10-12 m. derinliğinde hendeklerle korunmuştur. Hendeklerin ardında aralıklı burçlarla desteklenmiş 7,50 m. yüksekliğinde ön sur, arkasında 4,50 m. genişliğinde, 15 m. yüksekliğinde ana sur yer almıştır. Belirli aralıklarla kare veya çokgen kulelerle güçlendirilmiştir. Taş ve tuğla örgülü kalın duvarların içi moloz taş dolgulu inşa edilmiştir. Karasur kapılarının en görkemlisi Yedikule surlarındaki Altınkapı’dır.

Haliç Surları, Ayvansaray’dan başlayıp, bütün Haliç boyunca Sarayburnu’na kadar uzanmıştır. Yaklaşık 5,5 km. uzunluğunda tek duvardan oluşan surlardan günümüze çok az iz kalmıştır.

Marmara Surları ise, Sarayburnu ve Yedikule arasındaki sahil şeridi boyunca tasarlanmıştır. Kenti, denizden gelecek saldırılara karşı korumak için yapılmış olan surların uzunluğu 8,5 km. olup, çokgen ve dörtgen burçlarla güçlendirilmiştir.

Bizans ve Osmanlı dönemleri boyunca depremler, yangınlar ve kuşatmalar nedeniyle tahrip olan surlar günümüze değin pek çok onarım görmüştür.